sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

ege üniversitesinde bir edebiyat ve felsefe dergisi çıkartıyoruz. herkesi bekleriz...

 (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

etiketler

bu grubun son ahkam alan etiketleri
  1. henüz boş

fotoğraflar

grup fotoğrafları
  1. mini

not panosu rss kaynağı

neler demişler

Hiçbir şey, dibe vurmadan, yeni başlangıçlara yönelemez.

Abdullah Oral

vurguni   26 Nisan 2011 21:03  

Sesimi Duy Baba

Maden ocağında öldüm, bana bağırma, baba
Bülbüllerimi kaçırdın ormanlarımdan
Kulaklarımın kapılarını grizularla uçurdum
Kapılardan giren metan gazları,__ ___ Benimle pencereleri alıp gittiler baba,

Neden, ters yüz olası mollaların rüyasındasın hala,
Aşağılık, Kepazelerin, Pisliğinde__ne ararsın baba,
Bunlar değilmi soframdan ekmeğimi çalanlar,
Çevreye saçıldı metan kokuları da_ __kuşlar kaçtılar ses çınlayışından, Kimserler sesimi duymadı, __ne, sen, nede, sağır kardeşim, baba,

Hiç unutmadığım yalanları yazdım defterime
Ak günlere, yoksul çocuklar doğuran kadınların,___ Doğum sonrası acılarını,
Savaşan halklar taktınız dünyanın boynuna,
ki benim savaşım henüz yeryüzüne yansımadı baba...

O keskin gözleriyle kömürü biçerken sesim
bayrak direklerine konan kartallar duydu çığlığımı da
göremediler kardeşlerim ocaklardaki insan avcılarını..
madende, şans, yıldızlara özgü bir yalan baba...

Kırılan birer ağaç gibi,__ __ hayatın dibinden kırılıyoruz ,
Madenlerden geliyor bu çığlık sesimi duy,
Yaşam yolunun ezdiği oyuncak tuzaklarına düşer gibi_ ___ düşüyor toprağa can baba..

İlkbahar güneşi,
Acılarımı damıtır buz tutan koyaklara da,
Zemheri sonrası eğreti baharlara sürükler yüreğimi sular.
Yakın tarihimizin, bir yaşamlık kaygı duruşundayım
Göçüklerden geliyor bu çığlık sesimi duy baba....

Hayatın,
O, ağır insan yüküne dayanamayıp, yıkılıyor dağlar, ilkbaharsız nasıl anlarız,_ ___ meyve çağında, daldaki sızıyı baba
Bir kulağından giriyor sözlerim, ____öbür kulağından çıkıp gidiyor baba.

Yarın ben olmayacağım, yine gelecekler
zamanın boşluğuna, düşmemek için_
Etine yapışan böcekler gibi, sarılacaklar sana,
Gelecekler.
Seni yine kandıracaklar patlak bir ampulle
Kapkara bir lamba ellerinde,__
_ yine sana yutturacaklar karanlığı ışık diye baba,

Biliyorum yine kandıracaklar seni,
Bilginin bilgisizlikten daha çok acı verdiği yerde,
Bıçağın kemiğe dayandığı, anda_ ___yine utanmadan diyecekler
Kemikte bıçak kaçığına, çare hintyağı gibi bir şeydi,işte..

isyanlarını dillerinde saklayan adamlar vardı bir zamanlar,
Ne duruyorsun gayrı, soyguncuya, hırsız'a dil cek gayrı Haydi gayrı çek dilini baba................

Abdullah Ora

vurguni   03 Ocak 2010 21:06  

nazın hikmet gibi ''vatan hainleri'' yetiştiren bir ülkenin yırttaşı olmaktran gurur duyuyorum. nazım hain ise hepimiz hainiz

seffah   26 Nisan 2009 12:38  

Nazımın ülkesinde __işçisi __çifçisi__Meğmuruyla__tüm emekçi kesim ___Böylesine siyasi iktidar tarafından yok sayılırken Nazım Hikmet Ran'ı___ Vatan Haini olmaktan asla uzak tutamazsınız..

Nazım Hikmet, Vatan Hainliğine Devam Ediyor Hala.

Vay be vay anasını be
Vay benim ellerimde serpilip gelişen hayat
Vay benim
Aydınlık düşlerime
Saplanan hançer

Vay benim puslu yollarında
Düşüp kalktığım yurdum.

Düşmüşüz iki kollu uçurumun
İki sarkık yanına.

Yüzlerini ayaklar altına almış
İnsanlar yürüyor
Kendi göğünden uzak uçurumlara.

Zulmün pençesine düşmüş özgürlüğüm
Can telef etmekte
Sanayi yollarında
Nazım Hikmet
Vatan hainliğine devam ediyor hala.

II
Bugün
Yüzüncü yaşına ayak basıyor Nazım
Sakın demeyin ha
Ölümden sonra yaş mı sayılır.

Sayılır lan sayılır
Adam gibi yaşayana ölüm mü olur.

Onlar
Tek duvaklı gelinin
Gerdeğine girer gibi
Girdiler toprağın koynuna
Hücre hücre sararak yurdu.

Ölümsüzlüğe kulaç atarak
Aştılar ölüm denizini.

Onlardan bir çığlık kalır
Sokaklarda yansıması dinmeyen
Ölümsüzleşirken sevda
Ölümsüzleşir isyan.

Yıllar öncesinin yansıması
Çınlıyor kulakları da
Amerikanın yarı sömürgesiyiz
Diyor Nazım

III

Ustaya hırlaşıyor
Kan buğusunda dişlerini ısıtanlar
Salyalı dudaklardan
Dehşeti dökülmekte yaşamın.

Çok şükür, çok şükür
Ölsem de gam yemem gayri
Sonunda kurtulduk yarı sömürgecilikten
Şimdi
Tam sömürgesiyiz Amerikanın.

Emek işkenceye mahkum
Umut dar ağacında
Yargısız katledilmekte hayat

Şimdilerde
Deli dolu akıyor koyağında sular
Başlarını çarpa çarpa taşlara
Nazım Hikmet
Vatan hainliğine devam ediyor hala.

Bir dolar bir buçuk milyon
Efendilikten kurtardık köylüyü
Kölesi yaptık yoksulluğun
İzavura lar bize ağlıyor şimdi

IV

Bütün kirlenmelere
Kapattıkça kapılarımızı
Alıcılarımızdan girdiler
Odamızın sıcaklığına.

Önce kültürlerimizi yozlaştırdılar
Sonra çaldılar duygularımızı
Gün geçtik çe
Kendi maymununu yarattı sermaye.

Haber dediler
Pisliklerini döktüler eteklerinden
Kim kiminle yatmış
Kimin şeyi kimin neresinde
Piç ettiler yaşamı.

Piç ettiler serpilip gelişen hayatı
Şimdi
Medya maymunlarının
Salyalı dudaklarından
Hortumlananm kanı dökülmekte
Emekçi halkımın.

İki bacak arasına asılmış sevda.
Yoksulluğun_
_Bekareti satılmakta otel odalarında.

Şose boylarında aç kadın
Doyurabilmek için bebesini
Sarkık memelerini okşatmakta
Yüzünü yitiren insana.

v

Fabrika kapılarında
Makina lar dan değersiz
Kendi mezarına kazmakta emekçi.

Kul edilmiş insanlık kula
Nazım Hikmet vatan hainliğine
Devam ediyor hala.

Vay be- vay anasını be
Tükürmeli böyle yaşama
Nereden nereye geldik böyle.

Vay benim
Çürümüş damaklarımda
Kırılıp dökülen dişlerim
Henüz çiğnenmeden çalınmış lokmam.

Vay benim omuzdan düşen kolum
Vay benim bir defa bükülüp
Bir daha doğrulmayan belim.

Nereye böyle ayaklarım
Niçin susarsın dillerim
Neden görmezsin gözlerim
Baksana, duysana, görsene
Nazım Hikmet vatan hainliğine
Devam ediyor hala.

VI
Nasırlanmış
Çatlak derisinden
Kanımı sızdıran
Ellerim
Bırak yazma gayrı
Yarına kalsın güzel sözler
Sevdalar aşklar
Tutkularım aydınlık özlemim.

Sakın ha Abidin
Sakın çizme
Mutluluğun resmini.

Hele bir sürelim maviye yelkenleri
Hele bir varalım gelecek o günlere

Sakın ha Abidin..
Bir umudum kalsın yarına
Bak gül yanaklı bebesini emziren
Anneler
Zehir içiriyor bebesine.
Sarı balık yitirdi rengini
Sakın ha Abidin...
Bu kahır öldürsün beni...

Çizersen
Çürütürler mutluluğu
Kırılır direncim
Gelecek nesle kalsın
Mutluluğun resmi.

VII
..
Biraz daha bekle be Abidin
Hele bir hanımeli açsın
Tanyaların çığlıkları açsın balkonlarımızda.

Güneşe başkaldırsın
Utancını kasketin altına saklayanlar

Gözden kaçan gerçeğin
Dile düşen adıdır isyan.

Hasret yangını
Dudaklarımdan
Özgürlük türküsü dökülsün hele bir.

Hele bir
Yürek diretilsin
Diş bilensin
Yarınsız kalışlara.

Kırılsın bilekte zincir
Yıkılsın hücreler
Sevdam ulaşsın bulutlara
Baksana Abidin...
Nazım usta
Vatan hainliğine
Devam ediyor hala

Vııı

Özgür bir dünya düşlerken
Hortumlandı damarımda kan.

Emek yenik düştü
Kasalarını vatan sayanlara
Afrikalılar gibi yaşıyoruz da
Avrupalaştık diyoruz.

Kendi kabuğuna çekilmiş
Cevahir yürekliler.
Sarhoş ağızlara yenik düşmüş
Direniş türkülerim.

Barlar pavyonlar
Devrimci tüketiyor
Kafatasçı üretiyor
Salyalı dudaklarda sarhoş naralar.

Umut ayaklar altında
Emek katlolmakta fabrikalarda
Nazım Hikmet vatan hainliğine
Devam ediyor hala...

IX
Yüz yıllık
Bir direniş türküsü Nazım
Bazen şiir olur
Bazen türkü
Bazen kaygısıdır kan içicilerin.

O şimdi
Başı göklerde bir çınar.
Çalamamışlar güneşini.
Rüzgarlara bırakmış şiirlerini.
Onun türküsü gelir uzaklardan
Rüzgarın kanatlarıyla.

Dağlar türkü söylüyor
Nehirler ağlıyor
Kalemim-
Pis yüreğine
Dalıp dalıp çıkıyor.

Kahpeliğin ırkçılığın
Ve satılmışlığın
Yüreğimde sevdası Nazım'ın
Ellerimde isyanı.

Yıllanmış bir çınarbaşı yıldızlarda
Yüzüncü yaşında.
Vatan hainliğine devam ediyor
Nazım Hikmet RAN hala.......

Abdullah Oral

vurguni   04 Nisan 2009 12:33  

KAMPÜS YOLU
Öncelikle ben bir öğrenciyim, haliyle öğrencilik hayatında olması gereken ne varsa bizlerde yapıyor ve yapmaktayız tabi bu göreceli bir durum. Benim ve benim gibilerin kampüs yolu ve anıları değerleri üzerinde duracağım. Benim kampus anılarımın başı durakta başlamaktadır. Beni alan o devasa kampus otobüsü devasa olmasına rağmen beni bazen kabul etmemektedir. Fakat ben asla pes etmiyorum. Beni alana kadar bekliyorum. Tabi o esnada durakta yeni tanışmalar, farklı simalar, farklı insanlarla karşılaşıyorum. Hele bide Balıkesir’imizin o güzel yerli insanımızın koşuşturmaları, konuşmaları ve bide o güzel Anadolu’muzun geleneksel yaşamını yansıtan giyim tarzları beni çok etkilemiştir. Yani anlaşılan bu sadece durakta beklemek değilmiş. Sosyal yaşamda etkileşim kendini her alanda ve sınıf gibi bir fark gözetmeksizin devam etmektedir. Tabi bu süre zarfı içerisinde bizim devasa otobüsümüz gelmedi mi? Kitabımın arkasına yazdığım kampus yazısını açıp otostop çekmeye başlarım yani bütün çıkarım gereği olasılıkları değerlendiririm. En son durumda da dolmuşu kullanırım. Neyse gelelim kampus otobüsüne ve yoluna geri dönelim. Kampus otobüsümüzün şoförleri otobüsteki yerlere öğrencileri doldurmayı ve tevzisini çok güzel ayarlıyorlar. Artık otobüse binmiştim. Hocam, şuradan bir öğrenci alır mısın dedikten sonra kendime bir yer bulup beklemeye başlıyorum. Evet can alıcı bir gelişme oldu bir güzele vuruldum galiba!!! Gözlerinde kaybolacak kadar güzeldi ve bir o kadar da zordu anlaşılan. Ama her şeye rağmen bu yol çok güzelleşmeye başlamıştı. Hatta o kadar güzelleşmeye başlamıştı ki bütün olumsuzlukları unutturuyordu. Olumsuzluklar: bağırarak konuşanlar, son ses müzik dinleyenler ve terbiye sınırlarını aşan konuşmaların haddi hesabı olmamasına rağmen her şey bana güzel geliyordu. Hımmm şunu söylemeden de geçemeyeceğim ya otobüsümüzün koku sistemi de çok ilginçtir yani. Her türlü koku mevcuttur. Aslında bu Türkiye’mizde ki her türlü yaşam olanaklarına göre ayarlanmıştır. Bir rahatlık olsa artık bizler alır başımızı gideriz bu rahatlık karşısında. Neyse tekrar konumuza dönelim. Kampus yolu dedim de kimse bana sormuyor ya kardeşim bizim bir kampus yolumuz yok ki ama ümitliyiz olacak ve en güzelinden. Bizim o devasa otobüsümüz o her çukura girdiğinde öyle biz zıplar ve sallanır ki otobüsteki hemen, hemen 150 kişi birbirine haşır neşir oluyor. Galiba en iyi ve sağlam toplumsallaşma ve dayanışma burada oluyor. Ya inanamayacaksınız ama şimdi bunu okuyan herkes bana hak verecektir. Kampus yolumuz aslında ne? cevap vereyim mi? Yaşam içerisinde ayrı bir yaşam. Galiba siz okuyanlara istenileni anlatabilmişimdir….. devamı da gelecektir beklemede kalınız.

% GÖKMEN DEMİR…

anomik adam   24 Ağustos 2008 21:06  

BITTI...
Agladin mi gene?yoo hayir aglamamissin..peki ne o islaklik yuzundeki..yuzunu mu yikadin yine...hayir mi?
ne peki ? tamam solemek istemezsen solemezsin..ustune warmak haddim diil zaten...
bilki ben de aglarim ama..dokulurum yaprak yaprak..toparlayacak mecalim yoktur..birinin beni oldugum yerden kaldirmasini beklerim..yigilirim bi yere parca parca..beklerim...olece beklerim..kimse gelmez ugramaz yanima..dun belki de degerliydim..anlattiklrim..kazandirdiklarimla wardim birinin hayatinda..ama bugun tekim..bugun dun gibi olmiycak belli..beni kimse kaldirmiycak yerimden..kimse ne kadar kirlendigimi..ne kadarimi kaybettigimi umarsamiycak bugun..bak bide yagmur basladi ustume ustume yagmaya..kalkmaya calistikca agirlasiyorum..parcalarim olmazsa degerim olmaz zaten..yasamanin da bi macerasi,sewdasi kalmaz içimde..
birak o halde beni oleece..birak kaldigim yerde kaliyim oleece ..islandim zaten yeterince.. isine yaramam artik..baksana..kirlendi ustum basim..yirtik pirtik biseye dondum iki dakkada...curur giderim kimse dokunmazsa bana..en azindan sana dun solediklerim aklindadir..unutmamissindir onlari..dun geceler boyunca konusmustuk senle..sana neyi anlatmistim?bugun hawanin nasi olacagini mi? :)Sanmam..seni mi?sana yakin olanlari mi? ne anlatmistim ben sana???
askini..sewdani..umursaman gerekenleri...ugruna kaybedilecek seylerin haddi hususu olmadigini.. onca seyi...unutmadin dimi?..unutmadim de bana.. lutfen..unutmadim de..inan unutmani istemem..yarin olmayacak benim icin..yarin anlatamayacagim sana yine bunlari..yarin tek basina olcaksin..sabah kalkinca arama artik beni..bak dun aksamki sohpetimizin bittigi yerdeyim..sayfa 237..son sayfamda islandi..Devam etmek ister misin?Sanirim cok gec..biliriim ki artik..OLMEKTEYIM

frpcore   15 Mayıs 2008 20:31  

biz egeden birkaç kişi edebiyat ve felsefe ile ilgili bir dergi çıkartmak istiyoruz. daha önceki deneyimler gösterdi ki bir topluluk çatısı altında bu şler zor yürüyor. hatta yürümüyor. herkeste laf var ama icraat yok! eğer dergide yayaınlanmasını istediğini edebiyat ve felsefe ile ilgili yazlarınız olursa ve bize gönderirseniz seviniriz.

turna   15 Ekim 2007 17:36  
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. lessthanperfect
  2. mkruth
  3. mhrpus
  4. KnightusFightus
  5. Synth Man
  6. bbto
  7. unromantic
  8. arbitear
  9. grkem
  10. ecnalab
  11. Kenan Kaplan
  12. seffah
  13. vurguni
  14. gilmour
  15. CUCSCAP
  16. anomik adam

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage